Zekât

Zekât, Fidye ve Sadaka

Zekât nedir?

İslamʼın üçüncü şartı zekâttır. Zekâtın özelliği, Allah için toplum yararına yapılan bir ibadet olmasıdır. Zenginlerin malının üzerinde yoksulların hakkı vardır. Allah bize maddi zenginlikler lütfeder ve aynı zamanda onları başkaları ile paylaşmakla mükellef kılar. Zekâtlarımızla muhtaç olanlara kendilerinin belirlediği bir hayat umudu hediye etmekteyiz.

Sosyal eşitsizlikleri aşarak dayanışmayı güçlendirmekteyiz. Zekât malımızı ve kalbimizi temizler. Sadakadan farklı olarak zekâtın verilmesi dini bir vecibedir. Kimin zekât vermekle sorumlu olduğu ve kimlere zekât verileceği ve zekâtın nasıl tespit edilmesi gerektiğı Allah tarafından belirlenmiştir.

Kim Zekât vermekle sorumludur?

Akıl baliğ olmuş, rüştüne ulaşmış her Müslümanın mal varlığı nisap miktarına ulaşınca zekât vermek zorundadır. Bir kameri yıl süresince nisap miktarından fazla mal varlığınız varsa bu mal varlığınızdan yüzde 2,5 zekât olarak ihtiyaç sahiplerine vermek zorundasınız. Yukarıdakiler sizin için geçerliyse yılda bir defa malınızın belirli bir miktarını muhtaçlara bağışlamanız gerekir.

Kimin Zekât almaya hakkl vardlr?

Kimin zekât alabileceği Allah tarafından belirlenmiştir:

Sadakalar (zekâtlar), Allah’tan bir farz olarak ancak fakirler,düşkünler, zekât toplayanlar, kalpleri İslâm’a ısındırılacak olanlar, köleler, borçlular, Allah yolunda ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. 

Kur’an-ı Kerim: Tevbe Suresi, Ayet 60

Zekât ne zaman verilir?

Zekâtı ödeme tarihini kendiniz belirleyebilirsiniz. Zekât hesabında esas olan kameri senedir ki, bu da 354 gündür. Not: Zekâtınızı ödeme gününü daha iyi aklınızda tutabilmeniz adına bir tatil ya da bir doğum günü gibi özel günleri zekâtınızı ödemek için vesile edebilirsiniz. Birçoğumuz özellikle Ramazan ayında zekâtını öder.

Fıdye Keffaret

Fidye, bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel demektir. Dinî bir terim olarak ise, oruç ibadetinin eda edilememesi sebebiyle veya hac ibadetinin edası sırasında işlenen birtakım kusurların giderilmesi için ödenen maddi bedeli ifade eder.

Kur’an-ı Kerim’de

Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir yoksul doyumu fidye öder.

(Bakara, 2/184) 

Buna göre ihtiyarlık ve şifa ümidi olmayan bir hastalık sebebiyle oruç tutamayan kimse, daha sonra bu oruçları kaza etme imkânı bulamazsa, her gününe karşılık bir fidye öder

(Serahsî, el-Mebsût, III, 100; İbn Kudâme, el-Muğnî, IV, 395-397)

Hac ve umre ile ilgili görevler yerine getirilirken meydana gelen bazı eksiklikler için uygulanması gereken maddi yaptırım da fidye kapsamına girer

(Bakara, 2/196)

Bir fidye, bir kişiyi bir gün doyuracak yiyecek miktarı veya bunun ücretidir. Bu da “sadaka-i fıtır” ile aynı miktarı ifade eder. Bu, fidyenin asgari ölçüsüdür. İmkânı olanların daha fazla vermesi daha iyidir

(Bakara, 2/184; Merğînânî, el-Hidâye, II, 270)

Video

Projelerimizi bağış vererek desteklemek istermisiniz?